geride hoş bir sadâ kalsın... çünkü, bir gün uzak denizlere yelken açacağım ve beni bir daha göremeyeceksiniz. bu yazdıklarım da, internet âleminin derinliklerinde kaybolup gidecek. çünkü, sanal âlemin en önemli özelliği "güncellemek" üzerine bina edilmiş... eh, ben de uzak denizlere gidince, bu "kendi halindeki gariban" siteyi kim güncelleyecek? kimse... ve mezartaşım yağmurlar, rüzgârlar altında aşınırken, bu site ve içindekiler de okyanusun karanlık sularında kaybolacak.
Perşembe, Aralık 22, 2011
Medyada "Kapı Önüne Koyulma" Duygusu
Atilla Akar'ın basın mensuplarının başına gelenlerle ilgili enteresan yazısı:
Türk medyası özellikle medya dışından patronların bu sektöre girmesi ve artık gazetelerde “insan kaynakları”nın, (Bu tanıma oldum olası ısınamamışımdır ve bana göre asıl adı “İnsansızlaştırma Kaynakları” olmalıdır!) “ilan-reklam servisleri”nin ağırlığı hissedildiğinden bu yana yeni bir “hastalık” ile mustarip görünüyor. (Elbette daha öncesi de vardı ama hiç bu kadar “huy” edinilmemişti.) Bu “tenkisat”, “işten çıkartma”, hatta kimi kez “kıyım” sözcükleriyle ifade edilen medya çalışanlarının işsiz bırakılması durumudur.
Türk medyası özellikle medya dışından patronların bu sektöre girmesi ve artık gazetelerde “insan kaynakları”nın, (Bu tanıma oldum olası ısınamamışımdır ve bana göre asıl adı “İnsansızlaştırma Kaynakları” olmalıdır!) “ilan-reklam servisleri”nin ağırlığı hissedildiğinden bu yana yeni bir “hastalık” ile mustarip görünüyor. (Elbette daha öncesi de vardı ama hiç bu kadar “huy” edinilmemişti.) Bu “tenkisat”, “işten çıkartma”, hatta kimi kez “kıyım” sözcükleriyle ifade edilen medya çalışanlarının işsiz bırakılması durumudur.
Pazar, Aralık 18, 2011
STAJYER DOKTORLAR “ÇETESİ”
Batılı toplumların
sosyal olarak müthiş bir “çürüme” içinde olduğu halkımız arasında yıllardır
söylenir, durur. Bu rivayet sonuna kadar doğrudur fakat bu çürüyüşün henüz
belli olmamasının nedeni ABD, İngiltere, Hollanda, Fransa vs. gibi ülkelerin
hâlâ ekonomik olarak güçlü olmalarıdır.
Toplumlarla ilgili
en önemli ipuçlarını ne verir? Bence sanat eserleri… Yazılan kitaplardan,
çevrilen filmlerden, çizilen resimlerden, yontulan heykellerden, dikilen binalardan,
terennüm edilen şarkılardan yansır ipuçları…
Diğer sanat
dallarını bilemem ama yakından takip ettiğim için söyleyebilirim ki, Batı
Edebiyatı ve Sineması gerileme dönemine girdiği gibi, bu sanatlardan yansıyan
karakterler de “zengin ve doymuş” gelişmiş toplumların bireylerinin bıçak
sırtında yaşadığının en büyük göstergesi…
SAVAŞIN ÇOCUKLARI
Film, 1937’de Japonlar tarafından işgal
edilmiş Çin’de başlıyor. Bölünmüş Çin’in başşehri Nanjing’de kanlı çatışmalar
olurken, Şangay’da bulunan Batılı gazeteciler de neler olup bittiğini merak
ediyorlar. Bunlardan biri de AP’nin genç muhabiri George Hogg’dur. Hogg, bir
Kızılhaç konvoyuyla Nanjing’e gider. Orada başka gazetecilerin öldürüldüğüne
şahit olmasının yanında, Japonların binlerce insanı da katlettiklerini görür.
İngiliz gazeteci Hogg (Jonathan Rhys Meyers),
Nanjing’de olanların fotoğraflarını da çekip, dönmeye karar verdiğinde
Japonların eline düşer. Esir alınan Hogg’un çektiği fotoğrafları gören Japon
komutan onun öldürülmesini emreder. Kılıçla kafası kesileceği esnada komünist
Çinliler, Hogg’u kurtarırlar. Japonlara karşı Çinlilere yardım eden bir başka
İngiliz hemşire Lee ile tanışan gazeteci Hogg, Şangay şehrine dönme imkânını da
kaybetmiştir. Hemşire Lee’nin (Radha Mitchell) tavsiyesi üzerine Hogg bir
yetimhaneye sığınır.
60 kadar Çinli çocuğun kaldığı Huang
Shi Yetimhanesi berbat durumdadır ve Hogg, Çinli çocuklarla ilgilenir, onların
temizlenmelerine ve hayata yeniden tutunmalarına yardım eder. Sonunda savaşın
kızıştığı bir dönemde, çocukları Huang Shi’den 1000 kilometre uzaktaki
Shandan’a götürmeye teşebbüs eder. Bütün sıkıntılara, eziyetlere, engellemelere
rağmen yetim çocukları Gobi Çölü’nün kıyısındaki şehre ulaştıran Hogg, büyük
bir iş başarmanın yanısıra geleceğe yönelik de tohumlar atmıştır. Filmin ilk
görüntüleri “Şangay Genç Hıristiyanlar Derneği Spor Salonu”nda başlıyor ve en
nihayetinde son jenerikte, ne demek istediğimi anlayabiliyorsunuz. Jenerik
deyip geçmeyin, orada sadece isimler yazılı değildir, gerektiğinde gayet
yerinde mesajlar da verilebilir ki, “Huang Shi’nin Çocukları” filminde bu da
yapılmış...
Cuma, Aralık 16, 2011
ALTAYLAR’DA BİR KARTAL: ÇOROS GURKİN
Tam ismi Grigoriy İvanoviç Çoros Gurkin olan ressam, aynı zamanda Türkolog, etnograf ve Sibirya Türkleri’nin bağımsızlık önderlerinden biridir. Doğrusunu söylemek gerekirse, son dönemde İsmet Özel ismiyle birlikte yeniden gündeme gelen “Türk ve Türklük” kavramları da, Sibirya’da yaşayan bütün Türk boylarının efsaneleştirdiği bu isme biraz daha dikkatle bakmama sebep oldu. Ne de olsa Türk kelimesi artık sadece içi boşaltılmış olarak, Türklüğe layık olmayanların dilinde sakız hale getirilmişti. Çünkü Türk denilince, Güzellik Yarışmaları’nda yarı çıplak boy gösteren genç kızlarımız, eli silahlı uyuşturucu satıcısı Mafya katilleri, Amerika ve Avrupa’dan sınır dışı edilmeğe çalışılan ürkek bakışlı esmer insanlar ve de en kötüsü Tarkan isimli pop müzik şarkıcısı ve benzerleri hatıra geliyor. Fakat unutmamamız gereken bir şey var ki, hâlâ yeryüzünde yüz milyonlarca Türk yaşıyor. Gözleri yaşlı, yürekleri buruk, boyunları bükük
************
Гуркин является одним из лидеров независимости сибирских тюрков. Фотографии Григория Ивановича Чороса Гуркина, убитого в 1938 году по необоснованному обвинению, также были названы “турецкими произведениями искусства”. Все интеллектуалы, которые уже выросли среди тюркских высот в 1937-1938 годах, являются экстремистскими националистами для россиян. Россияне хотят, чтобы турки были пастухами на горных вершинах, а не учеными, искусными, политиками...
В те годы работы многих ученых были обвинены в национализме, а производящие были наказаны. Как и все представители турецкого просвещения, Гуркин должен был быть ликвидирован, и это было сделано с оправданием произведения искусства.
Турецкий мир, осенью 1938 года, не только художник, но и этнограф, тюрколог и Пионер борьбы за свободу потеряли одного великого человека. Однако его память по-прежнему упоминается как “герой” среди сибирских тюркских мальчиков.
*
Gurkin is one of the independent leaders of the Siberian Turks. The paintings of Grigoriy Ivanovic Çoros Gurkin, who was killed in 1938 on a false accusation, were also described as “works of art in Turkish”. In fact, the intellectuals who were raised among the Turkish tribes in 1937-1938 were extremely nationalist for the Russians. Russians want Turks to be shepherds at the mountain, not scientists, artists, politicians...
In those years, the works of many scientists were accused of being nationalist and the producers were punished. Just like all the representatives of Turkish enlightenment, Gurkin had to be eliminated, and he did so as an excuse for his work of art.
The Turkish world lost not only a painter in the fall of 1938, but also a great man who was a pioneer of the struggle for freedom and freedom. However, his memory is still remembered as a “hero” among the Turkish tribes of Siberia.
*
Гуркин-Сібір түріктерінің тәуелсіздігі көшбасшыларының бірі. 1938 жылы негізсіз айып тағылған Григорий Иванович Чорос Гуркиннің фотосуреттері "түрік өнер туындылары"деп аталды. 1937-1938 жылдардағы түркі биіктерінің арасында өскен барлық зияткерлер ресейліктерге экстремистік ұлтшылдар болып табылады. Ресейліктер түркілердің тау шыңдарында ғалымдар, жасанды, саясаткерлер емес, бақташы болғысы келеді...
Сол жылдары көптеген ғалымдар ұлтшылдыққа айыпталып, өндірушілер жазаланды. Түрік ағартуының барлық өкілдері сияқты Гуркин жойылуы тиіс болатын және бұл өнер туындысын ақтаумен жасалды.
Түрік әлемі, 1938 жылдың күзінде тек суретші ғана емес, этнограф, түрколог және еркін күрес пионері бір ұлы адамнан айрылды. Алайда оның естелігі әлі де сібір түрік ұлдарының арасында "Батыр" деп аталады.
Gwrkïn - sibir türikteriniñ köşbasşılarınıñ biri. 1938 jılı öltirilgen jalğan ayıppen öltirilgen Çoros Gwrkïn, Grïgorïy Ïvanovïçtiñ kartïnaları türik öner twındıları retinde sïpattalğan. 1937-1938 jj. Türik taypaları arasında bilim alğan barlıq ïntellïgencïyalar orıstar üşin wltracïonalïster boldı. Orıstar orıstardıñ ğalımdar, swretşiler, sayasatkerler emes, türikterdiñ taw şıñdarında bolğısı keledi ... Sol jıldarda köptegen ğalımdardıñ şığarmaları ultşıl bolw üşin ayıptaldı jäne olardı şığarğandar jazalandı. Türik ağartwdıñ barlıq ökilderi sekildi, Gwrkïn de onı joyuğa twra keldi jäne onıñ öner twındısı da boldı. 1938 jıldıñ küzinde türik älemi bir swretşiniñ ğana emes, ulı adamnıñ, étnograftıñ, türikologtıñ da, bosatw küresiniñ pïoneri de joğalttı. Sibir türik taypaları arasında onıñ esimi äli künge deyin «keyipker» retinde eske tüsedi.
*
Гуркин Себер төркиләренең бәйсезлеге лидерларының берсе булып тора. Григорий Иванович Чорос Гуркин фотолары шулай ук "төрек сәнгате әсәрләре"дип атала. 1937-1938 елларда төрки биеклекләр арасында үскән барлык интеллектуаллар россиялеләр өчен экстремистик милләт булып тора. Россиялеләр туркаларның галимнәр, ясалма, сәясәтчеләр түгел, тау түбәләрендә көтүчеләр булуын тели...
Ул елларда эшләгән күп кенә галимнәр иде обвинены бу милләт, ә җитештерүчеләр наказаны. Ничек һәм барлык вәкилләре Төркия мәгариф, Гуркин булырга тиеш иде бетерелгән, һәм бу башкарылган белән аклау әсәрләре сәнгать.
Төрек дөньясы, 1938 елның көзендә, рәссам гына түгел, этнограф, тюрколог һәм ирек өчен көрәш пионеры да бөек бер кешене югалтты. Әмма аның истәлеге элеккечә себер төрки малайлары арасында "герой" буларак телгә алына.
*
Себер төркиҙәрҙең бойондороҡһоҙлоғо Гуркин лидерҙарының береһе булып тора. Григорий Чорос Гуркин Иванович фотоһүрәттәр, 1938 йылдың буйынса ғәйепләү нигеҙһеҙ яза, шулай буласаҡ "тип аталған сәнғәт әҫәрҙәре төрөк". Бөтә интеллектуал, бейеклеге арта. 1937-1938 йылдарҙа уҡ улар араһында төрки, россия экстремистик өсөн милләтселектә тора. Рәсәй халҡы теләп, тау түбәһе төрөктәр өсөн көтөүсе булып түгел, ә ғалим, оҫта, сәйәсмәндәр...
Шул йылдарҙа күп кенә ғалимдарҙың хеҙмәттәре милләтселектә ғәйепләп булмай, ә етештереү майҙансыҡтарында булды. Бөтә төрөк һәм мәғариф вәкилдәре булараҡ, Гуркин бөтөрөлөргә тейеш, һәм был сәнғәт әҫәре менән аҡлау булып эшләй.
Төрөк донъяһы, 1938 йылдың көҙөндә, рәссам ғына түгел, ә этнограф, төркиәтсе һәм азатлығын юғалтмаҫ өсөн көрәшкән бөйөк бер кеше пионер. Әммә уның иҫтәлеге элекке кеүек телгә "герой" себер төрки малай араһында.
*******************************************
Çarşamba, Aralık 14, 2011
Son Bizans İmparatoru Nasıl Öldü?
Konstantin’in
akıbetini Türk kaynaklar başka, Bizans eserleri başka türlü göstermektedir.
Türk kaynaklarına göre, 29 Mayıs gecesini “Porfirojenet = Tekfur” sarayında
geçiren imparator, sabaha karşı Türklerin, kalelere hâkim olduklarını haber
alınca birlikleriyle birlikte Ayasofya’ya çekilmeye başladı. Bugünkü Zeyrek
(Aksaray – Unkapanı arası) semtine varmıştı ki, o sırada Unkapanı bölgesinden
şehre girmiş olan Türk denizcilerine rastladı. Bu denizciler, bu kalabalığı
kendilerine saldıracak zannederek üzerlerine atıldılar. Bu arada imparator da
tanınmayarak öldürüldü. Ölüsü sonra, Fatih’in aratması üzerine çizmelerinden
bilinip kaldırıldı. Bazı kaynaklar da, Edirnekapısı taraflarında öldürüldüğünü yazarlar.
Mezarı’nın da Vefa'da olduğu söylenmektedir.
Bizans
eserlerinde, Konstantin’in ölümü hakkındaki ifadelerde büyük anlaşmazlıklar
vardır. Mesela, imparatorun en yakın adamı olan muharrir Françis şöyle
diyor:
Galata Köprüsü Balıkçıları
bu kısa filmi yapmak için değişik saatlerde 4 gün galata köprüsüne gittim. çekimleri yaparken kimsenin dikkatini çekmedim çünkü turistler orada devamlı olarak fotoğraf çekiyorlar. kimsenin umurunda olmadan çalışmak güzel birşeydi. neyse, işte böyle...
kamera, montaj, senkron, metin (herbirşey): islam gemici, seslendirme: yusuf orhan gemici
Film Grameri / Temel Kavramlar
![]() |
| "Balıkçı Kral" filminin afişi |
AÇI (angle): Görüntülenen
konuyla ilintili olarak kameranın görüş açısı. Yüksek/üst açılı çekim konuyu yukarı(sın)dan, alçak /
alt açılı çekim ise aşağı(sın)dan görüntüler.
AÇIK FORM (open forms): Genellikle gerçekçi
filmciler tarafından kullanılan, düzenlenmemiş kompozisyonlara ve aşikâr
biçimde gelişi güzel tasarımlara ağırlık veren müdahalesiz çerçeveler. Çerçeve
geçici sınırlandırma aracı, eylemin bazı kısımlarını rastlantısal olarak kesip
atan bir pencereymişçesine kullanılır.
A-GRUBU FİLM (A-film): ABD’de stüdyo sistemi
döneminde, genellikle önemli yıldızlar ve büyük bütçeyle gerçekleştiren önemli
yapımları tanımlamak için kullanılan bir terim.
Salonlarda iki film gösterildiğinde esas filme işaretletmektedir.
AKSESUAR (prop): Bir filmdeki taşınabilen eşyalar:
kitap, tabanca, masa vb.
ALÇAK IŞIK (low key): Gölgeleri ve ışıklı alanları
oluşturan, atmosfer yaratan aydınlatma tarzı. Genellikle gerilim filmlerinde,
gizemli filmlerde kullanılır.
ALT AÇILI ÇEKİM (low-angle shot): Konunun aşağıdan
görüntülenmesiyle elde edilen çekim.
ALTMETİN (subtext): Bir oyun ya da filmin dilinin
altında/arkasında yatan dramatik imaları tanımlamak için kullanılan bir terim.
Bir metnin dilinden tümüyle bağımsız olan fikirler ve duygularla ilgilidir.
ANA İLGİ/ ESAS MERAK (intrinsic interest): Filmsel görüntüde, dramatik ya da bağlamsal
önemi nedeniyle, öyle ya da böyle hızla dikkatimizi çekmesi istenen alan.
ANAHTAR IŞIK (key light): Bir çekimdeki ana ışıklandırma
kaynağı.
ANAMORFİK MERCEK (anamorphic lens): Fransa’da 1.
Dünya Savaşı sırasında, askerî amaçlar için geliştirilip kullanılan geniş açılı
bir mercektir ve 180 derecelik bir görüş alanı sağlar. Önceleri deneysel
biçimde filmlerde kullanıldıysa da,1952’de patent haklarının Amerikalılarca
satın alınması ticari sinemada, geniş perde sistemi içinde yaygın biçimde
kullanılmasına olanak tanımıştır. Sinemascope bu merceğin iki aşamalı (çekimde
ve gösterimde) kullanımıyla elde edilir. Kameradaki mercek, görüntünün 1/2 oranında
sıkıştırarak 35 mm’lik filme kaydedilmesini sağlar, daha sonra göstericinin
aynı nitelikteki merceği bu işlemi tersine çevirerek, perdede 1:2.35’lik
çerçeve boyut oranına sahip görüntüyü yansıtır.
ARKA KISIM (back lot): Stüdyo döneminde -yüzyıl başı
apartman blokları, sınır kasabası, bir Avrupa köyü gibi- genel mekânların
yalnızca dış cephelerinden oluşan dekorlar.
ARKADAN IŞIKLANDIRMA (back lighting): Bir çekimde
aydınlatmanın, setin arkasından yapılması ve böylece öndeki figürleri yarı
karanlıkta ya da siluet halinde bırakması.
ARKETİP (archetype): Ardından şeylerin biçimlendiği
ilk (orijinal) model ya da tip. Arketipler, bilinen öykü kalıpları, evrensel tecrübeler
ya da kişilik tipleri olabilir. Mitler, masallar, türler ve kültürel
kahramanlar, genellikle arketipseldir.
ASLINA SADIK UYARLAMA (faithful adaptation): Özel edebî tekniklerin sinemasal
karşılıklarını bulup kullanarak orijinalin özünü yakalayan, edebi bir yapıta
dayalı film.
![]() |
| Oscar ödüllü "Gözlerindeki Sır" filminin afişi |
AVANGARD/AVANT-GARDE (avant-garde): “Ön saflarda” anlamına gelen Fransızca bir terim.
Uylaşımların dışında kalışla ve belirsiz, tartışmalı ya da yoğun biçimde
kişisel düşünceler barındırışla nitelendirilen ürünleri içerir; azınlıkta olan sanatçılar,
yapıtlar ya da böyle bir sanatsal yaklaşım için kullanılmaktadır.
AVRUPA SİNEMASI: Böyle bir sinemadan söz etmek
Avrupa’da devamlı, dengeli ve ideolojik bir bütünlük taşıyan sinema olmadığı,
uzun yıllar devam eden soğuk savaşın etkilerini hiçe saydığı için anlamsızdır.
Dolayısıyla, özellikle Hollywood’un
kullandığı gibi homojen bir anlam içerecek biçimde kullanılamaz. ABD’den
Avrupa’ya bakışta, 1920’lerle birlikte böyle bütünlüklü bir sinema kavramının,
en azından Hollywood’dan farklılığı vurgulamak amacıyla kullanılıp yerleştiği
görülüyor. Gerek sanatsallığa daha fazla ağırlık, gerekse cinselliğe daha çok
yer vermesi nedeniyle, Avrupa ülkelerinin filmleri, Hollywood tarafından topluca
adlandırılabilmiştir. Bu adlandırmanın temel nedeni ise,
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Steven Spielberg Sineması
Yeni bir belgesel film seyretmeye başladım: 2018 yılı yapımı, James Cameron's Story of Science Fiction (James Cameron'dan Bilim K...
-
Arabayı kaldırıma yanaştırdı, durdu. Önünde park ettiği manav “aracı çekmesini” söyledi. Akşam saatlerinde Harbiye’de trafik yoğun old...
-
Yeni bir belgesel film seyretmeye başladım: 2018 yılı yapımı, James Cameron's Story of Science Fiction (James Cameron'dan Bilim K...
-
Michael Soussan’ın BM’deki diplomatik hayatındaki yaşadıklarından yola çıkılarak yazdığı kitaptan uyarlanarak çekilen “Backstabbing for B...





