Çarşamba, Aralık 14, 2011

Son Bizans İmparatoru Nasıl Öldü?


Konstantin’in akıbetini Türk kaynaklar başka, Bizans eserleri başka türlü göster­mektedir. Türk kaynaklarına göre, 29 Mayıs gecesini “Porfirojenet = Tekfur” sarayında geçiren imparator, sabaha karşı Türklerin, kalelere hâkim olduklarını haber alınca birlikleriyle birlikte Ayasofya’ya çekilmeye başladı. Bugünkü Zeyrek (Aksaray – Unkapanı arası) semtine varmıştı ki, o sırada Unkapanı bölgesinden şehre girmiş olan Türk denizcilerine rastladı. Bu denizciler, bu kalabalığı kendilerine saldı­racak zannederek üzerlerine atıldılar. Bu arada imparator da tanınmayarak öldürül­dü. Ölüsü sonra, Fatih’in aratması üze­rine çizmelerinden bilinip kaldırıldı. Bazı kaynaklar da, Edirnekapısı taraflarında öl­dürüldüğünü yazarlar. Mezarı’nın da Vefa'da olduğu söylenmektedir.

Bizans eserlerinde, Konstantin’in ölümü hakkındaki ifadelerde büyük anlaşmazlıklar vardır. Mesela, imparatorun en yakın ada­mı olan muharrir Françis şöyle diyor:
“Sevgili imparatorumuzun akıbetini bilmi­yoruz. Çünkü son saatte kendi adamların­dan hiçbiri yanında bulunmadı. (Şlomberje, sayfa 299)”.
Dolayısıyla, imparatorun ölümünün tar­zı hakkında yazılan yazıların hepsi sonra­dan uydurmadır. Onun Türklere şöyle sal­dırdığı, sayısız Türkleri kırdığı, en son “beni öldürecek bir Hıristiyan yok mu!” diye bağırdığı hakkındaki sözlerin topyekûnu, yanan kalblere su serpmek, gö­nülleri ona çekip bağlamak maksadıyla yapılan atıflardan başka bir şey değildir.

İşin hakikatine gelince, o sırada İstanbulda bulunup mükemmel bir ruznâme tutan ve bıraktığı esere Avrupalılarca paha biçilmeyen Venedikli Barbaro söyle­mektedir: “İmparator, Türklerden kaçan müdafiilerin ayakları altında ezilerek öl­müştür (Şlomberje sayfa 301)”. Bunun böyle olduğunu söyleyen başka eserler de vardır.

Netice: Türlü romantik hevesler, çeşitli siyasi kaygılar, dinî ve millî gayretler ve bir hayli septik jestler ile şişirilip uçurulan Konstantin’e hakikat gözü ile bakılırsa o, işte budur.

Ve Hammer de, son imparator Konstantin hakkında dikkate değer şu cümleyi sarf etmiştir: “Paleologlar, ted­birsizlikleri ve alçaklıklarıyla çok defalar tehlikeye düşürmüş oldukları bir tacı kaybederek, Bizanslılar, bir daha başkaldırmamak üzere yabancı (Türk) bo­yunduruğuna boyun eğdiler.” (Ata Bey Tercümesi: Cilt 2 sayfa 302)”.

Hiç yorum yok:

Steven Spielberg Sineması

Yeni bir belgesel film seyretmeye başladım: 2018 yılı yapımı, James Cameron's Story of Science Fiction (James Cameron'dan Bilim K...